Ehvenişer günlerdeyim, bir an gelmiş, içimden cılız bir ses, “At kendini dışarı” diyor. Saatlerdir, tekrarları dahil izlediğim yemek tariflerinin anlatıldığı programların etkisinde, saat 14:00 civarı ne yesem diye düşünüyorum. Yürüyüş yaparken, uzaktan gördüğüm, aklımda kalan bir mekan var. İçeri giriyorum ve güler yüzlü, tertemiz giyimli garsonlar karşılıyor. En sondaki dört kişilik masaya yerleşiyorum. Oldukça zevkli bir ya da birkaç tasarımcının elinden çıkmış güzel bir menüyü, garson masama bırakıyor. Heyhat çok açım!

Seçiyorum: Patlıcan yatağında tavuk ızgara!

Henüz kırmızı et yemeye başlayamasam da, vejetaryen olduğum günler 3 sene öncesinde kaldığı için tavuk ve balık yiyebiliyorum.

Bu arada, dışarısı soğuk, Quzzine Mutfak Cafe sıcacık. Dekorasyonda, sarı, mavi, kırmızı renkler hakim. Kırmızı üzerine beyaz puantiyeli masa örtülerine bayılıyorum. Yemek öncesi, ekmek tabağı, üç çeşit sos ve uzun krakerler geliyor. Oturduğum yerin tam sol tarafında, üstte, haber kanalını gösteren televizyon var. İleride bir televizyon daha var ve onda da gündüz kuşağı programlarından biri izleniyor. Ben ise; tabii ki masama gelen ne varsa fotoğrafını çekiyorum. Aslında sosyal medyada özel hesaplarımda, takipçilerimin canı çeker diye yemek ve içecek fotoğrafı eğer çok özel bir gün değilse, paylaşmamaya dikkat ederim. Yazık, diyette olan vardır, canı çeker, değil mi ama? Quzzine Mutfak Cafe’de fotoğraf çekmemin tek sebebi şu an okuduğunuz satırlar içindir efendim.

Yemeğimi sakin ve huzurlu, temizliğinden de içim rahat güzel güzel yiyorum. Sesi kısık olan televizyonlar dışında müzik var mıydı, şu an tam hatırlayamıyorum. Dışarıda yemek yiyenlerin bulunduğu mekan aslında kapalı olduğu için, sigara içmek isteyenler, eşyalarını, oturdukları masada bırakıp kapının önünde sigara içiyorlar. Sigarayı hiç sevmediğim için böyle bir zorunluluk beni memnun ediyor.

Uzun zamandır bu kadar lezzetli patlıcan yemediğim için şaşkın ve mutlu, yemeğimin sonuna yaklaşırken, “Hımmm acaba hangi tatlıları yapmışlardır?” diye hayal kuruyorum. Güler yüzlü garsonlardan biri gelip tertemiz, içindeki her şeyi yediğim tabağımı alırken tatlı için menüyü tekrar istiyorum. O da ne! Menüde, en son 6 yıl önce yediğim bir tatlı var: Kızarmış dondurma! Yanına da sade Türk Kahvesi rica ediyorum…

Önce, fotoğrafta gördüğünüz gibi çok tatlı bir sunumla Türk Kahvesi geliyor. Birkaç dakika sonra kızarmış dondurma geldiğinde, gözlerim olduğundan da kocaman açılıyor, Aman Allah’ım! Tek başıma asla bitiremem, bitiremiyorum, tadı damağımda kalıyor.

Antalya’da herhangi bir gün karnınız acıkınca, nerede bir şeyler yesem diye düşünürseniz ve yolunuz uzak bile olsa, siz yine de uğrayın, Quzzine Mutfak Cafe, insanın gönlüne de, midesine de iyi geliyor.

Sonu, aşk ve afiyet şeker olsun.

Arzu Taşkın / arzutaskin.blogspot.com.tr

Adres: Metin Kasapoğlu Cad. Akra Barut Park Otel Altı, Antalya
Tel : 0.242 316 9190

Dipnot: Son 5 fotoğraf www.quzzinemutfak.com sayfasından alınmıştır.

 

 

admin On Ocak - 11 - 2017

3 Yorum

  1. Candan diyor ki:

    Çok keyifli bir mekan. Umarım lezzet ve hizmet kalitesi uzun soluklu olur. Arzu Hanım’a Katılıyorum.

  2. Sevtap K. diyor ki:

    Çok güzel anlatmışsınız Arzu hanım. Lara bölgesindeki en sıcak ve nezih mekan. Kızarmış dondurma çok başarılı değil ama ilk kez deneyenler beğenecektir.

  3. Antalyalı diyor ki:

    doğru seçim

Cevap Gönder


  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube

Norwaydating ... ad

norwegian brides Meeting single people coming from Norway, Kansas ...

yorukyemegi

Yoğurtlu Yörük Ka

Malzemeler 3 kilo kuzu eti 3 adet orta boy soğan 1 su bardağı ...

kzlsllet2

Elmalı usulü Kız

Elmalı İlçesi Antalya’nın geleneklerini korumayı başaran nadir yörelerinden. Elmalı’da gerek ...

gombetepsifirin

Gömbe usulü tepsid

Gömbe, Antalya’nın Elmalı İlçesi yakınlarında bir yayla beldesidir. Serin havası ...

taskapama

Tas Kapama

Malzemeler; 750 gram parça kuzu eti 2 su bardağı pirinç 2 çorba kaşığı ...